Büyüklük

Fasıldan Fasıla Serisi Fasıldan Fasıla-3 Türkiye'nin Düşmanları ve...

Türkiye'nin Düşmanları ve...

Türkiye, dünya hâkimiyet teorisine göre kara-hava ve deniz sahalarının tam merkez noktasında bulunuyor. Dolayısıyla dünya hâkimiyetini düşünen süper güçlerin böylesi stratejik bir konumda bulunan Türkiye'yi ellerinde bulundurmaları şart. Onun için kadimden bu yana, dünyanın kaderine hakim güçler, ülkemizi ellerinde bulundurma isteğinden bir an bile vazgeçmemişlerdir.

Bunun yanında, şu andaki sınır komşularımızı da nazara alacak olursak, hemen hepsinin en azından çoğunun değişik şeyleri vesile yaparak bize düşmanlık etmekten geri kalmadıkları söylenebilir.

Bir de bunlara yakın çağ tarihi itibarıyla içimizdeki gafilleri ilave etmemiz gerekir diye düşünüyorum. Yani gövdenin içine giren kurtları, zemzem diye kendilerini takdim eden zehirleri, bu milletin kaderinin tayin edildiği makamları işgal edenleri.. evet, bunları da düşmanlar safında düşünecek olursak, karşımıza korkunç bir dünya husumeti çıkar.

Aslında biz bu süreç içine yeni girmiş de değiliz. Bu durum Osmanlı döneminde de böyleydi. Yani tüm dünya bize düşmandı. Ancak o devirde, basiretli, firasetli, tecrübeli ve belki her biri kendi alanında dâhi olan devlet adamları ve onların olumlu politikaları sonucu tam 4 asır bu millet zirvede kalabilmişti. Batının 'hasta adam' yaftasını vurmasından sonra bile 2 asır yaşamış Osmanlı devleti bir şeyler yapabiliyordu. Şimdilerde tam anlamıyla bir kaht-ı rical yaşandığı için, aynı mukavemeti göstermemiz biraz zor, hatta imkânsız. Evet, şimdilerde teslimiyetçi politikalar izliyoruz. Kore'ye diyorlar, koşa koşa gidiyoruz. Çekiç Güç diyorlar, kabul ediyoruz. 'Somali'ye harekat var' diyorlar, 'amenna' diyoruz. 'İncirlik Üssü'nü açın, Irak'ı bombalayacağız.' diyorlar, 'Başüstüne' diyoruz. Petrol boru hattını daha 'kapatın' demeden kapatıyoruz vs. Bütün bunlarda daha başka türlü davranılabilir miydi? O ayrı mesele. O günkü şartlar esas alınarak değerlendirme yapılabilir ve yapılan şeyler kritiğe tâbi tutulabilir. Ama bunlar teslimiyetçi politika uygulamadığımızı göstermez.

İşte bu korkunç dünya husumeti karşısında, bizi biz yapan değerlere, hiç olmazsa fert bazında, aile plânında, sahip çıkabilsek.. sahip çıkıp düşüncelerimizin, davranışlarımızın yörüngesine basiret ve firaseti oturtabilsek.. evet, ülke çapında bunları gerçekleştirebilirsek, çok şeylerin değişeceğine inanıyorum.

Bu Sayfayı Sitenizde İktibas Edin

Sitenizde bu yazıya link vermek için aşağıdaki metni kopyalayıp, sitenizde yazı gövdesine yapıştırın.



Önizleme:




Bu sayfayı ekle
Digg! Reddit! Del.icio.us! Google! Live! Facebook! StumbleUpon! Twitter!



Bu kategorideki yeniler:
Bu kategorideki eskiler: