Aslında İslâm'da cimri zekatı diye bir kavram yoktur. Bunu geçmiş yıllarda bir münasebetle ifade etmiştim. Ve bunu ifade ederken de, Allah'ın sizlerden istediği şeyleri minimum ölçüde olsun verin.. evet hiç olmazsa bu kadarcık malla olsun Allah yolunda fedâkârlıkta bulunun' demek istemiştim. Bugün de diyorum bulunduğumuz durum itibariyle İslâm'a ciddi bir dâvâ şuuru ile uyanan insanlar, kırkta bir zekatla hiçbir şey yapamayacaklarını bilmeli ve ona göre davranmalıdırlar. İslâm dâvâsı bugün bizden çok daha fazla fedâkârlıklar beklemektedir. Nitekim -Allah'a binlerce hamd ü sena olsun- bu düşünceye uyanmış nice kudsî dâvâ erleri var ki, işi o ölçüde götürmekteler. Bugün birer ümid kaynağıdır bu insanlar. Evlerinin, arabalarının, fabrikalarının anahtarlarını, tapularını getirip milletimizin ilim, irfan seviyesini yükseltme adına bunları istediğiniz yerde kullanın demektedirler. Bu bana hep Bedir öncesi 'malımızdan istediğin kadar al, istediğin kadar da bırak, istediğini istediğin yerde kullan' diyen Sa'd b. Muaz'ı hatırlatmaktadır.
Ümid ediyorum, güzel ülkemizde başlayan bu gelişme, insanlık tarihinde ve geleceğin içtimaî coğrafyasında çok büyük bir mânâ ifade edecek ve bu mânâ umumî coğrafya üzerinde müessir olacak, onun bizim adımıza genişlemesinin bir vesilesi haline gelecektir. Ne var ki, bütün bunlar gördüğümüz gibi cimri zekatı ile olacak türden şeyler değil.
Rabbimden niyazım, bizi içten içe çürütmesin. Göz açıp kapayıncaya kadar bizi bizimle ve nefsimizle baş başa bırakmasın. O'nun lütfuyla başlatılan bu vetire sonuna kadar devam etsin!
Bu Sayfayı Sitenizde İktibas Edin