Büyüklük

Velayet Yolunda Teşvik

Şunu kesin bir dille ifade etmek isterim ki; günümüzde kasdî ve iradî günahlara girmeden kırk gün yemesine, içmesine dikkat eden, aldığı gıdayı asgari seviyeye indiren ve rûhî melekelerini ibadet ve oruçla besleyen bir insanın, kabiliyet ve kapasitesi ölçüsünde, gözü manâya açılır ve bir kısım hakîkatlar ona ayan-beyân görülebilir. Gözün manâya açılmasının da elbette kendine göre usûl ve prensipleri vardır. Ancak arzettiğimiz hususlar bu mevzudaki prensiplerin başında gelir.

Gözün açılması, insanın gayba muttali olması ve eşyanın perde arkasını müşahede, elbette ki mutlak kemâlin esası ve temeli değildir. Öyle olsaydı, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve diğer sahabelerin binlerce kerameti olması gerekirdi. Halbuki onların bir-ikisinin dışında kerâmeti söz konusu olan kimse yok gibidir. Olanların da, ikram nev'inden birkaç kerâmeti vardır. Ama yine de gözün manâya açık olması, büyüklüğün bir buudu kabul edilebilir. İnsanlar mutlaka velâyete karşı imrendirilmelidirler. Eserlerde velâyet-i kübrâyı temsilen yapılan işâretler de böyle birer teşvik olsa gerek...

Bu Sayfayı Sitenizde İktibas Edin

Sitenizde bu yazıya link vermek için aşağıdaki metni kopyalayıp, sitenizde yazı gövdesine yapıştırın.



Önizleme:




Bu sayfayı ekle
Digg! Reddit! Del.icio.us! Google! Live! Facebook! StumbleUpon! Twitter!



Bu kategorideki eskiler: