|
Sima, değişmeyen ruhun aynası olduğu içindir ki, kendisi de değişmez. Evet sima, insanın ledünniyatına, ruh âlemine açılan bir menfez, bir penceredir. Yüz hatlarınız ve yüz çizgileriniz, azıcık feraseti olan bir insana, sizin ne kıymette bir ruha sahip ve hangi değerde bir insan olduğunuzu gösterir. İnsanın fizyolojik yapısı, siması, onun ruh ayarının ve ruh kıyafetinin bir kılıfı gibidir.
Siz, bir tarrakayı ifâde etmek için ‘tarraka' gibi, ‘gürül gürül' gibi kelimeler kullanırsınız ;-"lafız manânın kalıbıdır" gerçeğine dikkatlerinizi çekmek istiyorum- aynı şekilde, vücudunuza, simanıza yerleştirilen çizgiler ve hatlar da, cesedinizin içinde yer alan ruhunuzun ve karakterinizin kalıbıdır. Feraset erbabı yüzünüze bakıp, kıymet-i kametinizi anlar. Evet sima, âyât-ı tekviniyeye ait yazılarla yazılmış bir kitap gibidir. Vâkıa psikologlar, kişinin yazmasının, hattâ öksürüp, sümkürmesinin bile onun karakterini ele verdiğini söylerler. Bu mevzûda o kadar sağlam kanunlar vazedilmiştir ki, bir adamın yüzüne baktığımızda, tam olmasa bile büyük mikyasta onun kaç dirhem geldiğini anlar gibi oluruz. Estetik ameliyat yaptıranlar, hem fıtrata müdahale cürmünü işlemiş, hem de ruhları ile olan mutabakatlarını bozmuş ve ayrıca karşılarındaki kimseleri de aldatmış olurlar. Bu bakımdan bu mesele, üzerinde durulmaya değer bir meseledir.
İlgili Yazılar:
|