Ana Sayfa
Peygamberimizin Mu'cizelerine Misâller Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 3
Kötüİyi 
Fethullah Gülen   
17.05.2006
Yazı İndeksi
Peygamberimizin Mu'cizelerine Misâller
Hayvanatın Efendimizi (sav) Tanıması
Peygamberin (sav) Duâlarının Kabul Olması

Mi'rac Mu'cizesi

İsrâ Sûresi 1'nci âyet'te, "Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye, (Muhammed) kulunu, Mescid-i Haram'dan çevresini bereketli kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir. O, muhakkak Semî'dir, Basîr'dir."

Necm Sûresi âyet 8-11'de ise "Sonra yaklaştı ve sarktı; iki yay aralığı kadar, belki daha da yakın. (Allah O anda) kuluna vahyedeceğini vahyetti. (Muhammed'in) gözüyle gördüğünü (gönlü) yalanlamadı" buyurularak, Mirâc hâdisesine işaret edilmektedir. Ayrıca, hadîs kitaplarında bu kudsî yolculuğun teferruatı zikredilmektedir.

Allah, ubûdiyetiyle mâhiyetini inkişâf ettiren ve mübârek rûhu gibi cismi de letâfet ve ulviyet kesbeden Rasûlü'nü, lütfûyla huzûruna almış ve müşahedesiyle ni'metlendirmiştir. Kulluğunun bir semeresi ve neticesi olan Mirâc yolculuğunda Efendimiz (sav), kendisini çepeçevre saran kanun ve sebepleri aşarak, beşeriyete ait perdeleri geçip uzun mesâfeleri bir hamlede kat'etmiş, yıldızları, sistemleri birer merdiven, birer basamak, birer atlama taşı gibi kullanıp, Rabb'ini görmeğe mâni buudları geride bırakmış, cismen ve rûhen vardığı makamdan Cenâb-ı Hakk'ı müşahede etmiştir. Peygamberlerle selâmlaşmış, melekleri görmüş, Cennet'i ve güzelliklerini, Cehennem'i ve azâmetini temâşâ etmiştir.

Ümmetine anlatacağı mes'eleleri ciddî bir itminân ve yakîn içinde anlatsın; gıyâben inandığımız şeyleri müşahedesi olarak bize intikâl ettirsin; hatta Allah'ı görsün ve görmeğe dayalı olarak da "vardır" desin; melekûtu, melekleri, Cennet'i, Cehennem'i görsün ve bildirsin diye çıktığı Huzûr (cc)'dan bir saatine bin yıllık dünya hayatının kâfi gelmediği Cennet'i temâşâ edip ve bir anlığına bin yıllık Cennet hayatının kâfî gelmeyeceği Cemâlullah'la müşerref olduktan sonra; Kur'ân'a ait bütün mes'elelerinin hakikatlarını, temessül keyfiyetlerini, bütün ibâdetlerin manâ ve hikmetlerini anlamak, anlatmak ve Risâlet vazifesini tamamlayıp, Ümmeti'ni karanlıklardan kurtarıp nûra çıkarma yolunda, Kendisine her türlü işkencenin yapıldığı bir anda, yeniden yeryüzüne dönmüştür. Dönerken de, mü'minlerin mirâcı olan namazı da hediye getirmiştir.

Buraya kadar, O'nun yüzlerce mu'cizesinden sadece nümûneler serdetmeğe çalıştık. Tafsilâtı selef-i sâlihinin nurlu eserlerinde...

Ay'ın İkiye Ayrılması Mu'cizesi

Abdullah b. Mes'ud anlatıyor: Bir defa biz Mina'da Resulûllah'la (sav) birlikte iken, ansızın Ay iki parçaya ayrıldı. Bir parçası dağın arkasında, bir parçası da önünde idi. Bunun üzerine Resulûllah (sav) bize: "Şâhid olun" buyurdular. (1)

Su Mu'cizeleri

Peygamber (sav) ashâbı ile birlikte Zerva'da içinde su bulunan bir kap istedi; avucunu suya koydu. Derken, parmaklarının arasından kaynamaya başladı. Ve bütün ashabı abdest aldılar. Râvi demiş ki: Ben:

Kaç kişi idiler ya Ebu Hamza? (Hz. Enes'in künyesi) diye sordum. Üçyüz kişi kadardılar, cevabını verdi.

Hudeybiye de Resulullah (sav)'a susuzluktan şikayet olundu. Bunun üzerine Resulullah (sav) ok mahfazasından bir ok çıkardı. Sonra onlara bu oku Semed kuyusuna koymalarını emretti. Vallâhi o anda kuyunun suyu çoşmağa başladı. Suyun bu feverânı Ashâb oradan dönünceye kadar onları suya kandırmak için devam etti. (2)

Hasta ve Yaralıların Şifâ Bulmaları

Buharî ve Müslim'in naklettiğine göre, Hayber'de Resulullah (sav): "Ali b. Ebi Talib nerede?" diye sordu. Ashâb: Ya Resulallah! O gözlerinden rahatsızdır dediler.

"Hemen ona haber gönderin" buyurdu. Ashâb hemen Hz. Ali'yi getirdiler.

Resulullah (sav) mübârek tükrüğünü onun gözlerine sürdü ve kendisine duâ etti. Hz. Ali, derhal iyileşti. Hatta hiç ağrısı yokmuş gibi oldu... (3)

Osman b. Huneyf anlatıyor: Resulullah (sav)'a a'mâ bir adam geldi. "Ya Nebiyallah! Allah'a gözlerimi açması için dua eder misiniz?" dedi. Resulullah da: -Dilersen senin için bu duayı erteliyeyim; o ahirette senin için daha faziletlidir; ama istersen dua edeyim. A'mâ: -Allah'a dua edin, dedi. Peygamber Efendimiz (sav) güzelce abdest alıp iki rek'at namaz kıldıktan sonra, ona öğreteceği duayı okumasını emretti. A'mâ, Resulullah'ın emrini aynen tatbik etti ve iyileşti. (4)

Temessülat ve Gaybe Âit Mu'cizeleri

Hz. Âişe (ra) anlatıyor:

Bir gün Güneş tutulmuştu. Resulullah (sav) küsûf namazını kıldıktan sonra şöyle buyurdu: "Şüphesiz Güneş ve Ay Allah'ın âyetlerinden iki âyettir. Sizler bu tutulmayı gördüğünüz zaman açılıncaya kadar namaz kılın. Yemin olsun ki, ben şu küsûf namazı kıldığım yerde bana va'dolunan her şeyi görmüşümdür. Hatta namazda benim ileriye doğru gitmeye başladığımı gördüğünüz vakit de, ben Cennet'den bir salkım üzüm almak istediğimi görüyorum; ve yine yemin olsun ki, beni geri çekiliyor olduğumu gördüğünüz sırada ben cehennemi: Bazısı bazısını târumâr ettiğini müşâhede ediyorum. (5)

Abdullah b. Abbas (ra) anlatıyor:

Rasulullah (sav) iki kabrin yanına uğradı ve:

"Dikkat edin. Bunlar, muhakkak azab görüyorlar. Hem de büyük bir şeyden dolayı azab görüyorlar. Bunlardan biri koğuculuk yapardı, diğeri de bevlinden korunmazdı." (6)


 

[1] Buharî, Menâkıb, 27; Müslîm, Kitab-ı Sıfatı'l-Münafikîn ve Ahkâmihim, 44; Müsned, I/377
[2] Buharî, Şurût, 15
[3] Buharî, Fedâil üs-Sahabe, 9; Müslîm, Fedâil üs-Sahabe, 34
[4] Tirmizi, Daavât, 119; Müsned, IV, 138; İbn Mace, İkame, 189
[5] Buharî, Ebvab-ul Amel fi's-Salat, II Müslim, Küsûf, 3
[6] Buharî, edep, 46. Müslîm, Taharet, III



 
< Önceki   Sonraki >