Mu'cize, nübüvvetini ispat, ehl-i küfrün inadını kırmak ve mü'minlerin îmânını kuvvetlendirmek için nebînin elinde Allah'ın yaratıp meydana getirdiği hârikulade hallerdir.
Her şeyden önce mu'cizeyi, mu'cizeyi Yaratan'ı ve mu'cizenin elinde yaratılan kimseleri inkâr etmenin düşünce adına insana kazandıracağı hiç bir şey yoktur. Kaldı ki, akıllı bir insana yaraşan şey de, hemen "aklım almıyor" diye inkâr etmek değil, düşünüp değerlendirmektir.
Varın ispatı yokun ispatından her zaman daha kolaydır. Bir elma cinsinin yeryüzünde bulunduğunu, bir tek elmayı göstermekle ispat edebiliriz. Halbuki yokluğunu iddiâ eden kimse bütün yeryüzünü, hattâ kâinatı dolaşıp, ancak ondan sonra onun yokluğunu ispat edebilir. Bu ise, imkânsızlık çapında bir zorluk demektir. Öyleyse diyebiliriz ki, yok hiçbir zaman ispat edilemez...